Mersin il Teşkilatı da görevden alındı!
Alperenler'in Sabrı Tükeniyor...
Cemaat-iktidar savaşını Cemaat kazanır ?
AKP topantısına cemaat çağrılmadı!
Bu haber 24 KASIM 2010, Carsamba 23:41 tarihinde eklendi.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Vehhabiliğin kurucusu kripto bir Yahudi idi.

Suudi Arabistan'in dini doktrini Vahhabiligin kurucusu kripto bir Yahudi idi.Suudi Arabistan'in kuran iki guc imam Abdul Vahab'in ve Suudi ailesinin gizli Yahudiler olduklarini ve Osmanli Imparatorlugunu nasil yiktiklarini acikliyoruz !!!
Vehhabiliğin kurucusu kripto bir Yahudi idi.
z Imparatorlugu, dunya uzerinde guclenmeye  basladigi zaman,enerji kaynaklarini ele
gecirmek icin Ortadogu'da Osmanli egemenligini bitirmek ve bu bolgedeki petrol havzalari
uzerinde egemenlik kurmak istiyordu.Bu donemde Osmanli Imparatorlugu,gucunun
sinirlarina gelmesine ragmen Ortadogu'da buyuk bir varlik sahibiydi.Ortadogu'da
arastirmalar yapan Ingiltere,bolgeye Masonik baglantilar uzerinden ajanlar yollamaya basla
di.Ana ilkesi "parcala ve yonet" olan Ingilizler bolgedeki Osmanli egemenligini kiracak olan
formulun Muslumanlar arasinda hizipler ve catismalar yaratmak oldugu kanaatine vardilar.
"Musluman musluman kardesini oldurmez" ilkesini saglayan mevcut Islami yorumu degistir
mek daha dogrusu carpitmak icin bu nifagi en iyi sekilde Muslumanlarin arasina sokacak
olan  Muhammed Abdul Vahab'i buldular.Vahab 1703 yilinda Necd'e dogmus,babasi hanbeli
mezhebinden gelme bir kadiydi.Daha ilginc olani ise,dedesi16.yuzyilda Bursa'dan Arap
topraklarina gocmus bir Turk Yahudisiydi.Saddam Huseyin'in,iktidarda oldugu zamanda
konuyla ilgili olarak yaptigi bir istihbarat arastirmasina gore Vahhab'in dedesi gizli bir
Yahudiydi.Isin ilginc yani Saddam'in elde ettigi bu bulgular,Saddam yonetiminden sonra Irak
arsivini ele geciren Amerikan yonetimi tarafindan aciklanmasiydi.Konuyla ilgili haber Turk ve
dunya basininda da yer almisti.Iste haberin detaylari,

"Vehhabiliğin Kurucusu Bursalı Bir Yahudi mi?
Amerikan Washington Post Gazetesi, ABD Savunma Bakanlığı'nın Saddam Hüseyin Dönemi Arşivleri
Üzerinde Yaptığı Askeri İstihbarat Çalışması Sırasında Elde Edilen Bir Belgeye Ulaştı.
AMERİKAN Washington Post gazetesi, ABD Savunma Bakanlığı’nın Saddam Hüseyin dönemi arşivleri
üzerinde yaptığı askeri istihbarat çalışması sırasında elde edilen bir belgeye ulaştı. Buna göre,
Vehhabiliğin kurucusu olan Şeyh Muhammed bin Abdülvahhab’ın dedesi, Bursalı bir Yahudi’ydi.
Gazetenin köşe yazarlarından Al Kamen, Pentagon’un Saddam dönemine ait olan ve kamyonlarca yer
tutan arşiv belgelerinden önemli bulunanları İngilizce’ye tercüme ettirerek, beş ciltte bir araya
getirdiğini hatırlattı. Al Kamen, El Kaide ile Saddam arasında "fiili bir bağ" bulunamasa da, ideolojik
bağa ilişkin ilginç bir detayın bu belgelerde ortaya çıktığını, ancak medya tarafından atlandığını
savundu.
Tercüme edilen Irak istihbarat raporlarına göre, Şeyh Abdülvahhab’ın dedesinin adı Süleyman değil,
Şulman’dı. 16. yüzyılda Bursa’da yaşayan Yahudi bir tüccar olan Şulman, daha sonra Şam’a taşındı,
sakal bıraktı, Müslüman sarığı sardı; ancak büyücü olduğu suçlamasıyla bu Osmanlı şehrinden
kovuldu.
Amerikan Bilimadamları Federasyonu (FAS), Vehhabi inancından etkilenen ve birçoğu Suudi
Arabistan’da eğitim gören Iraklı direnişçilere karşı yeni stratejiler geliştirmek isteyen ABD
Genelkurmayı için hazırlanan 50 sayfalık arşiv analizinin, "birçok insanda bilinç sıçraması yarattığını"
bildirdi."
Haberin Orjinali icin;


Ilk egitimini Medine'de alan Vahhab,daha sonra Basra'ya gitti.Burada bir sure kaldiktan
sonra Bagdat'a gecti ve burada bir kadinla 5 yil suren bir evlilik yapti.
Islam'in Iki Yuzu"
adli kitabin yazari Stephen Schwartz'a ve "1888 yilinda "Mir'at al Harramin" adli calismasi
yayimlanan Eyup Sabri Pasa'ya gore,Vahhab'in Ingiliz ajanlariyla temasi bu donemde
kurulmaya basladi.Bu iliskiye ait belgeler daha sonra bolgede ajanlik yapan Hempher adli
ajanin "
The Memories of Mr Hempher :The British Spy To The Middle East"
Ortadogu'da bir Ingiliz ajani adiyla ilk once Alman dergisi Der Spiegel'de daha sonra onemli
bir Fransiz gazetesinde yayimlandi.Lubnanli bir doktor tarafindan Arapca"ya cevrilen bu
belgeler en son olarak Ingilizce'ye cevrildi.Hempher anilarinda, Ingiliz hukumeti icin bolgede
ajanlik yaptigini,amacinin Osmanli imparatorlugu'nun bu bolgedeki egemenligini bitirmek
oldugunu itiraf etmektedir.Hempher'e gore Ingiltere'nin Cin'de Hindistan'da ve Ortadogu'da
uyguladigi iki politika vardir:

- Elde edilmis mevcut yerleri elden kaybetmemek
- Elde edilmemis hedef alanlari ele gecirmek

Hempher bu amac icin Ortadogu'ya gonderilmis 9 ajandan birisidir.Amaclari Arap halklarinin
gereneklerini,goreneklerini,tarihini ve dilini ogrenip onlarin guvenlerini kazanmak ve asil
amaclarini gizleyerek onlari hiziple,ic kargasayla hatta salgin hastaliklarla kusatip mevcut
otoriteye karsi kiskirtmaktir.Bu politikalar Hempher'in anilarinda cok acik bir sekilde itiraf
edilmektedir:

" Biz Ingilizler, kolonolerimizdeki hizipleri arttirarak kendi halkimizin refahinin ve luksunun
devamini saglamaliyiz.Bu tip kiskirtmalarla Osmanli'yi yikabiliriz.Aksi taktirde,bizim gibi az nufuslu bir
devlet baska nasil cok nufuslu devletleri egemenligi altinda tutabilir?Osmanli ve Iran Imparatorluklari
artik dogal sinirlarina ulastilar.Ilk gorevimiz bu bolgelerdeki insanlari yonetimlere karsi kiskirtmak.
Tarih gosterir ki,butun devrimlerin arkasinda halk ayaklanmalari vardir.Muslumanlarin birligi ne
zaman yikilir ve birbirleriyle olan dayanismalari kirilirsa iste o zaman Osmanli'yi yeneriz ve
Ortadogu'dan atariz"

Donemin Ingiliz kolonilerinden sorumlu bakani Hempher'i Misir'a,Arabistan'a ve Istanbul'a
gondererek onun Arapca,Turkce ve Islam tarihiyle hukukunu ogrenmesini sagladi.Ara ara
Ingiltere'ye donup calismalari hakkinda bilgiler veren Hempher Basra'da tanistigi Vahhab'in
Ingiltere icin cok iyi ajanlik yapacagi kanaatine vardi.Sia inancini ve gelenegini daha iyi
ogrenmesi icin Vahab'i Iran'a yolladi ve ona Takiyye yaparak Sunni kimligini gizlemesini
onerdi.

"
Wahhabism: A Critical Essay" adli calismasinda yazar Hamid Algar,konuyla ilgili olarak
" Sialar'dan nefret etmesine ragmen Iran bolgesine giden ve belirli bir sure orada yasayan
Vahhab'i buralara getirip de bir sure yasatan motivasyonun  esrarengiz oldugunu
belirtmektedir.

Ingilizler tarafindan cok ozel bir egitime alinan Vahab'a binlerce sayfaya sigdirilabilecek
ajanlik dersleri cok ozel tekniklerle ogretildi.Bu ogretiler arasinda en cok uzerinde durulan
nokta Muslumanlar'in zayif noktalari ,alt gruplara nasil bolunebilecekleri,cahillikleri,kibirleri,
alt yapi problemleri,hatta hijyenden yoksun yasam kosullari da vardi.Butun amac
Muslumanlar'in zayif noktalarini kullanarak Osmanli'yi yikmakti.

Yogun gecen bu egitim doneminden sonra bolgede harekete gececek olan Vahab,
Ingilizler'den kendi dusuncelerini toplumda seslendirmeye basladiktan sonra ortaya cikmasi
muhtemel saldirilara karsi korumak icin para ve silah yardimi garantisi istegi.Istedigi
garantiyi Ingilizler'den aldiktan sonra Vahab, butun hazirliklarini tamamladi ve Osmanli'nin
yeteri kadar Musluman olmadigini,Islam'in yeniden ozuneuygun olarak yorumladigini,
kendisinin yaninda olanlarin gercek Musluman oldugunu ve kendisine katilmayan herkesin
kafir oldugunu iddia ederek Osmanli'ya karsi ayaklandi.

Bu ayaklanma sirasinda kendi saflarinda yeralmayan Musmumanlar'i zindik ilan eden Vahab,
onlarin karilarini,kizlarini mallarini ve canlarini helal gordu.Necd'e buyuk bir kaos yaratan
Vahab taraftarlari,Peygamber doneminden kalan kutsal yerleri ve emanetleri putlas
tirilmis olarak gorup yakip yiktilar.Saldirilari daha da arttirdiktan sonra oteki butun
Muslumanlar'a karsi Cihad ilan ettiler.Bu arada Ingiliz devletleri (Commonwealth) Bakani,
Dariya Emiri Ibn Saud'dan Vahab'i desteklemesi icin tam destek aldi.Vahab'la Ibn Saud
arasinda yapilan anlasmaya gore Osmanli sonrasi kurulacak duzende dini otorite Vahab'in
elinde olacak ve Vahhab'in doktrinine gore yonetilecek,devlet otoritesi ise Suudi ailesinin
elinde olacaktir.

Suudi ailesi Illuminati'yle baglantili tipki Turkiye'deki donmeler gibi kendisini
saklamis bir Yahudi ailesiydi.Suudi ailesinin geldigi Anza kabilesi (Aniza) Avrupa'ya
yayilmis buyuculuk kaltinin  kaynagini olusturmaktaydi.Avrupa'da Wicca Cult olarak bilinen
buyuculuk kaltini Gerald Gardner, Anza kabilesinden Ebu- El- Atahiye'den ogrendigini
soylemektedir.Gardner ayni donemde Fransiz  Mason Aleister Crowley'nin cok yakin bir
arkadasiydi.

Anza kabilesi 18.yuzyilin baslarinda Suriye collerine yerleserek o bolgenin en guclu kabilesi
oldular.Alman yazar Carlsten Niebuhr,1761'de Suriye collerine yaptigi seyahat sirasinda o
donem o bolgenin en guclu kabilesinin Anzalar oldugunu yazmaktadir.Bugun de en genis
Arap kabilesi olan Anzalar'in Urdun'de,Arabistan'da ve Kuveyt'te kollari mevcuttur.
Bu kabileden gelen Suudi ailesi bolgede gaspla,soygunculukla,haydutlukla anilarak
Osmanli otoritesiyle cok buyuk catismalar yasamistir.Schwartz'a gore bu catisma Suudiler'i
Ingilizler'e yaklastirarak 1746 yilinda Vahab-Suudi isbirligini kurdurdugunu ve Arap
Muslumanlar'i,Osmanli'ya karsi Cihad ilan edilerek kiskirttigini soylemektedir.

Cihad esnasinda Vahab taraftarlariyla birlikte Mekke'ye hac ziyaretinde bulunmak icin 30
adamini Mekke serifine gondererek izin istedi.Vahab'in asil amacini sezen ve onun Islam
dunyasi icerisine nifak sokmaya calistigini anlayan serif Mekke ve Medine'den de bazi din
adamlarini cagirarak Vahab'in adamlari arasinda bir dini tartisma platformu duzenledi.
Vahab'in adamlari bu tartismalar sirasinda goruslerini tutarli bir sekilde savunamayarak
yenik dustuler.Mekkeli ve Medineli din adamlari Vahab'in niyetinin kotu oldugunu soyleyerek
ilan edilen Cihad'in hicbir hukmu olmadigini ilan ettiler.

Bunlarin hicbirisi Vahab'i durdurmaya yetmedi.1755 yilinda Kuveyt'i Osmanli'dan ayirmaya
calisan Vahab'in adamlarinin baslattigi Ingiliz destekli ayaklanma basarisizlikla sonuclandi.
10 yil sonra Ibn Suud oldu ve yerine Dariya emiri olarak oglu Abdul Aziz gecti.Ingilizler'den
surekli destek alan Vahab 20 yil icerisinde tekrar guclendi ve etki alanini genisletti.1775
yilinda  tekrar buyuk bir ayaklanma baslatan Vahhab'in bu isyani da Osmanli tarafindan
bastirildi.1776 yilinda Abdul Vahab kendisini butun Muslumanlar'in lideri olarak ilan ederek
Osmanli'ya karsi bir Cihad daha ilan etti.1778 yilinda Abdul Aziz Ingilizler'in de destegiyle
Kuveyt'i isgal etti.

1792 senesinde Vahab  hayatini kaybetti.Onun yerine tum otoriteyi eline alan Abdul Aziz
saldirilarini ve gasplarini Medine'ye,Suriye'ye ve Irak'a dogru genisletti.1801 yilinda
Vahhabiler Kerbela'ya saldirarak binlerce insani katlettiler.Abdul Aziz,1803 yilinda
Kerbela'nin intikamini almak icin ona saldiran bir Sia tarafindan olduruldu.Yerine oglu Suud
Ibn Abdul Aziz gecti.Ibn Abdul Aziz ilk is olarak Mekke'ye saldirdi.Vahhabiler'le yaptigi
gorusmelerden hicbir sonuc alamayan Osmanli'nin bolgedeki  valisi Ta'if'teki bir kaleye
cekildi.10.000 kisilik bir kuvvetle Taif'e saldiran Vahhabiler, onlerine cikan butun Islami
turbeleri,medreseleri,camileri yikarak yerlebir ettiler.Bu saldirilar sirasinda altin kaplamali,
deri ciltli Islami kitaplarin  bile yakildigi soylenir.

Islam tarihcisi El-Zahavi,bu saldirilari anlattigi bir kitabinda,

"Cocuklari,kadinlari,yonetenleri,yonetilenleri,yeni dogmus bebekleri kisaca gordukleri
herkesi hic acimadan katlettiler.Cocugunu emziren ve bir kosede Kuran okuyan bir grupla
oldurmeye basladilar.Evlerdeki insanlardan sonra,camilere,sokaklara,dukkanlara saldirarak
bulabildikleri herkesi katlettiler.Namaza duran yasli insanlara bile acimadilar.Ta'if'ten toplam
20 kisi kurtulabildi ancak."demektedir.

Daha sonra Mekke'ye saldirarak Hz Muhammed'den kalan kutsal emanetleri yikip kitaplari
yaktilar.Saud Ibn Aziz Mekkeliler'e boyun egmekten baska seceneklerinin olmadigini aksi
takdirde sonlarinin Taif'dekiler gibi olacagini soyledi.Ta'if'i ve Mekke'yi ele geciren Vahhabi-
ler Hac ziyaretini yasaklayarak Kabe'yi siyah bir kumasla kapattilar.Ardindan bazi mezarlari
ve turbeleri yiktilar.Butun bu olup bitenlerden Ingilizler cok memnunduBu tip ayaklanmalar
ve saldirilar Umman'a ,Yemen'e ve Birlesik Arap Emirlikleri'ne dogru yayilmaya basladi.1881
yilinda Osmanli'nin Misir Valisi Muhammed Ali Pasa,Osmanli Sultani tarafindan bizzat bu
kaosu bitirmesi icin gorevlendirildi.Ali Pasa hemen oglu Tosun Pasa komutasinda bolgeye
bir kuvvet yolladi.Tosun Pasa'ya bagli kuvvetler cok kotu bir sekilde yenilerek geri cekildi.
1812 yilinda Ali pasa kumandayi eline alarak  kendisi Vahhabiler'in kokunu kazimak icin
harekete gecti.Ali Pasa ayrica oteki oglu Ibrahim Pasa komutasinda bir kuvveti de Suriye'yi,
Irak'i ve Kuveyt'i Vahhabilerden temizlemek uzere ilgili bolgeye yolladi.Osmanli ordulari
Vahhabiler'in guclu oldugu Dariya emirligini geri aldi.Saud Ibn Abdullah Aziz ve oteki
Vahabiler Istanbul'da cok kalabalik bir meydanda idam edildiler.Ele gecirilen oteki
Vahabiler'de Misir'da esir tutuldu.Bu yenilgiye ragmen Necd'e toplanan Vahabiler Riyad'i
baskent ilan ettiler.Daha sonrada Osmanli'ya karsi Ingilizler'den aldiklari destekle
bagimsizliklarini elde ettiler

Yazdır Paylaş
ETİKETLER :
Zulfikar - 2012-10-20 22:11:48
Zaten vehabiler bir siyasi kurbanlar.. bu vehabiler muslumanlari bile katletdiler. ya eger kalkinmak isteyorsaniz once amerikayi sonra israili vurun sonra kardes kavgasina devam ederiz..
m.kubat - 25-11-2010
süleyman yahudilerde solomondur solman değil.1778 de sultan abdülaziz öleli 2 yıl olmuştu.Vehhabilere gelince bunlar hanbelidir.hanbelilik ise katı selefiliktir.anlayış olarak İslamın geri bir yorumudur.o kadar tarih içinde hanbeli-hanefi çatışmaları çoktur.mesela hülagu bağdat önünde iken Hanbeli-Hanefi çatışmaları vardı.1 nci dünya savaşında Vehhabiler ingilizlerle bir olup Türklere saldırmadı saldıranlar şerif hüseyin ve adamlarıdır.en çok saldırdıkları yer ise MAAN dır orada beşbin osmanlı askeri vardır ve hiçbir zaman başarılı olamadılar.filistin cephesi çökünce maandan çekildik.yine 1918 den sonra arabistan krallığına ingilizlerle işbirliği yapan şerif hüseyin getiridi.sonra pişman olmuştur.bu suudlar 1925 yılında şerif hüseyini devirmişlerdir.hatta suudların teşkilatı mahsusa ile birlikte çalıştığına dair bazı söylentiler vardır....bu haberdeki amaca gelince İslamın Kutsal mekanları yani hicaz bölgesi suudların elinde onlar ise yahudi dolayısı ile İslam aslında yahudilerin kontrolünde gibi birşey çıkar.KABE nin sahibi ALLAHtır.emanetini Osmanlının elinden alıp bu insanlara verdiğine göre eleştiride fazla ileri gidemezsiniz.bu habe son derece sakıncalı lütfen kaldırın.
Diğer Haberler

EN ÇOK OKUNANLAR
habererk yayın çizgisini onaylıyormusunuz ?
Hayır Sert Buluyorum
Onaylıyorum
Eleştirel ve Analitik Bakışa Devam
GaziSOFT Php Profesyonel Haber Yazılımı