www.tum-haberler.com Genel Yayın Yönetmeni Ali Rıza Özkan, Ehl-i Beyt Âlimleri Derneği Genel Başkanı Kadir Akaras ile Caferilerin taleplerini görüştü.

AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı kurulacağını ilan etmesi Cumhuriyet’in kuruluşundan beri çözülemeyen bir sorun olarak duran Alevi ibadethanelerinin yasal ve meşru bir zemine taşınması açısından sevinçle karşılandı.

Bu bağlamda Caferilerin talepleri de gündeme geldi.

Caferilik ve Alevilik’in benzer ve farklılıklarına ilişkin soruya Akaras şöyle yanıt verdi:

“Caferilik ve Alevilik inanç bakımından aynı. Yani, Peygamberimize ve 12 İmamların imametine inanıyoruz. Eski tarihlere gittiğimiz zaman, Ehl-i Beyt taraftarlarının tamamına Alevi deniyordu. Caferi toplumu tevhide inanır, nübüvvete inanır, Hz. Perygamber’den soınra da, Müslümanların imamlığı, Gadir Hum hadisi gereği ve Kuran’daki velayet ayetleri doğrultusunda 12 İmama intikal ettiğini düşünür.”

-Türkiye’de kaç tane Caferi var?

Elimizde böyle bir istatistik olmadığı için, kesin bir sayı söyleyemeyiz. 1 ile 3 milyon arasında değişen rakamlar var. Caferilerin genellikle Azerbaycan ve İran sınır bölgelerimizde yaşadığını doğrulatmak amacıyla yönelttiğimiz soruyu ise, Akaras doğruladı. Kars, Iğdır gibi illerimizde Caferilerin yoğunlukla yaşadığını belirtti.

Akaras, gündemde olan Alevilerle ilgili düzenleme girişimini Caferiler açısından değerlendirmesi istemimize ise şöyle cevap verdi:

Türkiye’de genel olarak bir vatandaşlık sorunu var. Hanefilik Diyanet İşleri Başkanlığı çerçevesinde belli bir mesafe kat etmiştir. Aleviler de sayı ve örgütlenme gücü nedeniyle belirli bir mesafe kat edebilmiştir. Zaman zaman Caferilik ile ilgili konular da gündeme gelmiştir. Bizim ideal düşüncemiz şu: Diyoruz ki, inanç devletten bağımsız olsun. Bütün inanç grupları bağımsız olsun. Din ilahi bir yapıdır ve bu ilahi yapının gönüllülük esasına dayalı olması gerekir. İdeal olan, Ehl-i Sünnet camiası kendi camilerini kendileri yapsınlar, hocalarının maaşlarını kendi cemaati versin, caminin giderlerini kendileri karşılasın. Aleviler kendi giderlerini karşılasın. Devletin ayırmış olduğu bütçe toplumun refahı için kullanılsın. Bu mümkün olmadığı için, Aleviler de, Caferiler de aynı hakları istiyor. Diyanet’e bağlı olmayan 10 bin civarında cami vardı. Caferilerin devletten isteği, siyasetin din üzerinde egemenlik kurmaması, dinin özgür alanını koruma altına alması. Devlet zaten İçişleri Bakanlığı aracılığı ile camilerin, cemevlerinin derneklerini, vakıflarını denetliyor. Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde Alevi, Caferi Masası olabilir. Veya Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı şeklinde olabilir. Özü itibariyle sorun değil. Ama hangi yöntemlerle yönetileceği, asıl sorun bu. Toplumu da endişelendiren, bizi de endişelendiren konu budur.

TÜRKİYE’DE 300’E YAKIN CAFERİ CAMİİSİ VAR!

Türkiye genelinde 300’e yakın Caferi camisi olduğunu dile getiren Akaras, Caferi camilerin bağımsızlığının korunması, hukuki meşruiyet zemini ve şeffaflık olarak 3 temel noktada taleplerini dile getirdi. Din adamlarının maaşlı devlet memurlarına dönüşmesine kesinlikle karşı olduklarını vurgulayan Akaras, devletin diğer alanlara yapacağım maddi yardıma itiraz etmeyeceklerini belirtti.

Editör: Habererk Haber Merkezi