Ülkücü- Türkçü- Milliyetçi Parti sayısı her geçen gün artıyor. Ülkücü/Türkçü/Milliyetçi tabandan oy kapma yarışına giren partilerde son senelerde zirvelere ulaşan bir bölünme yaşanıyor. Bölmeye devam edin. Ülkücü hareketi bölmeyenin hatırı kalıyor. Bir nesil zaten kayboluyor. O öyle bir nesil ki tarih destanını yazacak. O nesil şimdi mezarlıklarda birbirinin cenazelerinde bir araya geliyor. Geriden ise gelip yetişen ne kadar? 

Tarihsel olarak MHP'den kopanların oluşturduğu Milliyetçi, Türkçü ve Ülkücü misyonu temsil ettiklerini iddia eden irili ufaklı siyasi partilere adeta her gün bir yenisi ekleniyor. Sıradaki gelsin diyoruz. 

MHP'nin ve ülkü ocaklarının içinde yetişen, bu çatılar altında kamuoyunda tanınan ve sonuç olarak kopan yeni oluşumların, neden ve niçin MHP'den koptukları, neden bir çatı altında birleşemedikleri ve neden bölücülük yapan DEM gibi tek bir çatı altında toplanamadıklarını düşündüren cevapları bünyesinde barındırıyor. Herkes bulunduğu Parti'ye göre pek çok sebep gösterebilir. Ama bu bölünme gerçeğini maalesef değiştirmiyor 

ALTERNATİF OLMAK

Oy yüzdeleri toplamda %25 üzerinde olan ve Ülkemizde siyasi misyon ve faaliyetleri devam eden Milliyetçi, Türkçü ve Ülkücü Partilerin listesi:

1) MHP-Devlet Bahçeli

2) BBP- Mustafa Destici

3) İYİ Parti- M. Dervişoğlu

4) Zafer Partisi- Ümit Özdağ

5) Ata Parti- Namık Kemal Zeybek

6) Kutlu Parti- Yusuf Halaçoğlu

7) Türkiye İttifak Partisi- Sinan Ogan

8) Yeni Yol Parti- Remzi Çayır

9) Merkez Parti - Pelin Gündeş Bakır

10) A Parti - Yavuz Ağıralioğlu

11) MTP -Ahmet Yılmaz

Arada Yıldırım Tuğrul Türkeş tarafından kurulan Aydınlık Türkiye partisi gibi kapananlar da oldu. Liderlik çıkışı yapıp Meral Akşener gibi istifa edip gidenlerde oldu. Kısacası alternatif olmak, bir araya gelmek yerine ayrı yollar ile küçücük kalmayı tercih ediyorlar.

KİM DOĞRU 

Hadi MHP yanlış, Devlet Bahçeli kötü. Neden bu kadar bölündünüz. MHP dışında bir çatıda buluşsaydınız. Yarın 11 parçanın birleşmesi yerine 2 parçanın birleşmesi daha kolay olmaz mıydı? Yok. böyle yapmazsınız. Çünkü bence derdiniz kendi nefsiniz. Top yekûn Hepiniz lidersiniz ya. Kimseye tabii olmazsınız. Kimseyi beğenmezseniz. Gittiğiniz yerde de rahat durmaz. Orayı da dağıtır parti kurarsınız. Eskileri atın yenisi geliyor misali 12.ni bekliyoruz. Ama Yetmez 12, 14, 18, 20 olun. 

HEPİNİZİN TOPLAMI BİR BAŞBUĞ ALPARSLAN TÜRKEŞ ETMEZSİNİZ

Kimse kızmasın ama Bence 11’in hepsini toplasan bir etmez. Hepsinin toplamı Ülkücü hareketin büyüklüğüne, Başbuğ Alparslan Türkeş'in vizyon ve liderliğine zerre misali ulaşamaz. Ulaşamadıkları gibi Başbuğ gibi Türkiye, Türk dünyası ve dünya üzerinde bir etkileri olmaz. Her biri sadece bir alanda marjinal bir söylemi ve etkisi bulunuyor. Bir kısmı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan karşıtlığından, bir kısmı mülteciler konusunda, bir kısmı MHP ve Devlet Bahçeli karşıtlığından, bir kısmı ise Bölücü başı Apo ve terörden besleniyor. Nerede kaldı ülkücü dünya görüşünün tamamen anlatılması?

BİRKAÇ ÖRNEK 

Ben olaya partisel bakmıyorum. Bu açıdan bakarsak birkaç örnek verebiliriz. İyi parti 6 lı dediğimiz ve altında ise HDP olan masada yer aldı. Aynı şekilde Zafer partisi ikinci turda 6 lı masada yer aldı. Sinan Oğan ise cumhur ittifakında yer aldı. Ben yazımda çok daha farklı bir şeyi ifade etmeye çalışıyorum. Kısacası bu bölünme iyi değil. Topyekûn ülkücü hareketin Hiçbir masaya ya da ittifaka ihtiyacı yok diyorum. Tek tek partilerin üzerinden gidersek esası kaçırmış oluruz. Bir örnek daha verirsek İyi partiden 10 Milletvekili Ak Parti'ye geçti. Ak Parti MYK üyesi oldular.  Seçimlerde İyi Parti'nin tanıtım ve seçim işleri başkanı Faruk Acar da Ak Parti'ye geçti ve bu alanda genel başkan yardımcısı oldu. Yanlış seçim stratejileri bilerek mi yapıldı? Sorusu akıllara geliyor. İyi Parti neden kurulmuştu. Sonuç ne oldu.10 yıllık ülkücü enerji, zaman ve umut nasıl harcanmış oldu somut bir örnek olarak önümüzde duruyor. Siyasi partilerde bu konularda çok örnek verebiliriz. 

TABELA PARTİSİ OLMAK HOŞUNUZA MI GİDİYOR 

Bir partinin kuruluşu, teşkilatlanması, faaliyetlerini yürütmesi, kongreler, salon tutmaları, gezi, çalışmaları yüksek maliyetlidir. Bölünme hem enerji hem ekonomi hem insan kaynağı, hem de oy olarak ciddi zarardır. Hatta birçoğunda ise teşkilatlanma dahi yok, kadro zaten yok, faaliyet, proje, program yok. Ülkücü taban omuzlarına basmışlar ülkücülerin enerjilerini yok ediyorlar.